gurme sayfa


nadir tarifler...

püf noktası...

     

bu sayfada gurmeler için herşey var... yaşamdan zevk alanlar, damak zevki olanlar, güzel yemekten hoşlananlar burada ilginizi çekecek bir şeyler bulabilirsiniz... evin mutfak bölümü en favori yerlerimdendir... yaşamdan tad almak için yada hobi olarak güzel bir yemekten daha iyi ne olabilir?... belki o yemegi bizzat yapmak... bazıları için bir iş, bazıları için bir sanat olan yemek kültürü benim içinse zevkli bir hobidir... ancak unutmayalım ki iyi yemek  çok yemek degildir... güzel yemek ne kadar yararlı ise çok yemek de bir o kadar zararlı olabilir... güzel yemek yiyelim, az yiyelim, saglıklı yaşayalım, hayattan zevk alalım...


 

  nadir tarifler ...    deneyin ... 

hızlı turşu salata

malzeme: havuç, turp, kereviz, elma, zeytinyağı, sirke, şeker, tuz.

havuç, turp ve kerevizi julyen doğrayın. sirke, şeker, tuz ve zeytinyağı bir kapta eritip ekleyin. iyice karıştırın ve buzdolabında birkaç saat bekletin. sonra yine julyen doğranmış elmayı ekleyin ve karıştırıp yemeklerin yanında servis edin...

karışık fava

malzeme: kuru bakla ve fasulye, soğan, zeytin yağı, limon.

geceden ıslattığınız bakla ve fasulyeyi zeytinyağında sotelediğiniz soğan ile birlikte haşlayın. püre kıvamına gelince ağız tadınıza göre limon ve tuz ekleyin. el blenderi ile çekin. bir çok yemek için mükemmel bir eşlikçi olur...

 

pırasa köftesi

malzeme: pırasa, yumurta, baharat, zeytin yagı, kıyma, domates, un.

pırasalar ince kıyılır ve az haşlanır. yumurta, baharat, kavrulmuş kıyma ve çok az un ile karıştırılır. mücver tarzında yassı köfteler hazırlanır, yagda kızartıldıktan sonra yassı bir sahanda domates ve su ile bir miktar pişirilir.

 

midye pilaki

malzeme: midye, zeytinyagı, patates, havuç, sogan, yeşil biber, dereotu, maydanoz.

malzeme aynen barbunya pilaki hazırlanır gibi başlanır, fasulye yerine midye kullanılır. maydanoz ve dereotu ile süslenir. nefis bir ege mezesi ve ön yemektir.

 

 

 

avokado puresi

malzeme: avokado, sarmısak, zeytinyagı, limon, dereotu, sızma zeytinyagı.

olgun bir avokado soyulur. meyve önce ortadan ikiye kesilirse kabugu çorba kasıgı kullanarak daha kolay cıkar. çatal ile ezilerek pure kıvamına getirilir. ezilmiş sarmısak, limon, kıyılmış dereotu ve sızma zeytinyagı ilave edilerek pure lezzetlendirilir.

 

 

maydonoz pestosu

malzeme: bir demet maydanoz, sarmısak, ceviz, dolmalık fıstık, sızma zeytinyagı.

tum malzeme kıyılır ve havanda ezilerek pure haline getirilip kavanoza konur. maydonoz pesto makarna, salata ve tavuk sarma sosu olarak kullanılır. bu pestonun orijinal italyan versiyonunda maydanoz yerine basilika yaprakları kullanılır.

 

 
Sebze Püresi (Mash)

 

Size burada kendi yorumum olan bir patates püresi tarifi vermek isterim. Aslında bu tam bir patates püresi değil. Batı mutfaklarında Potatoe Mash (yani ezilmis patates) diye adlandırılan bir tür püre yada aperatif meze tarifi sayılır. Tam püre haline getirilmemiş, sadece ezilip parçalanmış haşlanmış patates tarifine getirilmiş bir yorum.

Malzemeler: patates, kereviz, havuç, taze soğan ve her türlü yeşillik. sızma zeytinyağı, tercihe göre baharat.

Sebzeleri soyup ufak parçalara bölüp haşlıyoruz. Daha sonra bir kapta üzerine baharat ve zeytinyağını ekleyip sıcak iken eziyoruz. Burada amaç püre yapmak değil, bir çatal yardımı ile hafifçe ezip hala sıcak iken baharat ve zeytinyağını özümsemesini sağlıyoruz. bu noktada ağız tadınıza göre baharat seçin. tuz, karabiber, kırmızı biber, sumak ve kimyon mükemmel olur. sarı rengi vurgulamak için ben tumerik (hint safranı) da tavsiye ederim. bir süre soğutup daha sonra ince dogranmış yeşillikleri ilave ediyoruz. taze soğan, taze sarımsak, dereotu, maydanoz, taze kekik, yaprak fesleğen (Basil) ve taze nane öneririm. kendi teras bahçemde tüm bunlar olduğu için ben kullandım. Mash karışımını salata olarak yada et yemeklerinin yanında sunabilirsiniz. Bu pürede patates ile birlikte kullanılan havuç ve kereviz olağanüstü bir tad sunuyor. eğer mevcut ise brokkoli de kullanılabilir...

 

Mash
Basit Çikolatalı Tart
Mini Tart

 

Çikolatayı kim sevmez?... burada size dünyanın en kolay çikolatalı tartını yapmayı öğreteceğim. yapın, deneyin, bayılacaksınız. sevdiklerinize sunun, kendinizi mutlu edin. pişirmek yok, çok kolay, biraz emek var. önce marketten bitter çikolatalı kakaolu bisküvi, brownie ve hazır supangle alın. evde nasılsa biraz tereyağı, bitter çikolata ve instant kahve vardır. kakaolu bisküvi, brownie bar ve biraz tereyağı rondodan çekin. ben bu aşamada içine biraz bitter çikolata ve portakal likörü katmayı tercih ettim. bu karışımı bir silikon tart kabı içine sıvayın. kabın altında ve kenarlarında 1/2 santimetre kalınlığında olsun. silikon tart kalıbını buzdolabında 1 saat bekletin. böylece tart kalıbımızda içine çikolata doldurabileceğimiz sert bir kap oluşturuyoruz. buzdolabından çıkardığınızda sertleşmiş bir kabuk elde edeceksiniz. şimdi içini hazırlayalım. bu tart kalıbının içine çikolata dolduracağız. marketten aldığımız supangleyi doğrudan içine doldurabiliriz, ancak ben biraz daha güzel birşeyler istedim. supanglenin içine biraz bitter çikolata parçaları, biraz instant kahve, portakal likörü ve vanilya ekleyip mikrodalgada 30 saniye ısıttım. bu karışımı iyice harmanlayıp eritirken içine bir miktar da jelatin ekledim. karışım tutarlı hale gelince buzdolabından çıkardığım silikon kalıp içindeki tart tabanı içine boşalttım ve tekrar buzdolabında soğuması için yerleştirdim. birkaç saat sonra şaşırtıcı derecede güzel görünen ve bir o kadar lezzetli çikolatalı tart yemeye hazır oldu.

 

Mini Tart

Harissa

Soslar bir mutfağın vazgeçilmez karakteri ve bir yemeğin nihai tad eklemesidir. Burada sizlere dünya mutfaklarının bilinen soslarını tanıtırken bir yandan da kendi yorumlarımı katılmış halde paylaşıyorum. Her isteyen internet üzerinden bu sosların yapılışına ulaşabilir, bu yüzden ben burada tariflerime kendi yorumlarımı katarak damak tadımı ve tecrübemi aktarmaya çalışıyorum. Konumuz Harissa sosu... Kuzey Afrika (özelde Fas) mutfağı kaynaklı bu acı biber sosu yemeklerinize egzotik lezzetler katıyor. Bu ünlü sos oldukça acı temelli bir biber sosudur ancak siz de benim gibi egzotik lezzetlerden hoşlanıyor ancak çok acı sevmiyor iseniz benim tarifim tam sizin için...

Harissa sosu evvelce de dediğim gibi temelde acı biber sosudur. Bu yüzden değişik tipte biberler içerir. Orjinal sosun rengi kırmızı olduğundan bulabildiğimiz tüm kırmızı renkli biberlerden ekliyoruz. Benim tarifim şöyle:

-5 adet kırmızı chili biber (tabiki acı olanlardan) içleri ve tohumları çıkarılmış.

-2 adet kapya biber, 2 adet kırmızı dolmalık biber

-2 adet közlenmiş kapya biber turşusu

-3 diş ezilmiş sarmısak

-2 çorba kaşığı biber salçası, 2 çorba kaşığı domates salçası

-1 er kaşık kişniş tohumu, kimyon tohumu, grek kekik tohumu ve tane karabiber

-1 çay bardağı zeytinyağı

Baharat tohumlarını bir tavada ısıtıp aromalarını çıkarıyoruz ve rondo ile toz haline getiriyoruz. Bu karışımı diğer malzemeler ile birlikte bir blender ile püre kıvamına getiriyoruz. Bu noktada sosumuz hazır, ancak evvelce de bahsettiğim gibi chili biberlerin içini çıkarttık ve sos yeterince acı değil. Böylece de kullanabilirsiniz ama bu noktada sosu tadarak ağız tadınıza göre acı pul biber ve Tabasco veya Acısso ekleyin. Yemeklerinize egzotik bir lezzet katacak... Afiyet olsun...

harissa

 


AMATÖR BİR AŞÇIDAN GURME MENÜ


Ben bir şef değilim. Sadece yemek yapmayı seven amatör bir ahçıyım. Oldum olası mutfakta bir şeyler pişirmeyi severim. Değişik şeyler denemeyi, tüm dünya mutfaklarından yemekler yapmayı, bunların içinden birbirlerine uyan birleşimler uygulamayı, en iyi pişirme yöntemleri ve teknikleri ile füzyon mutfağını seviyorum. Burada size kendi hazırladığım bir füzyon mutfağı örneği menü sunmak isterim. Umarım uygular ve benim kadar haz alırsınız. Gerek hazırlaması gerekse sunum ve tadımı ile zevk aldığım bir menü. Bir menüde bütünlük olmalı. Her şeyi ile. Bu menümde ben de bir giriş tabağı, bir ana yemek ve üzerine bir de desert hazırladım. Hepsi titiz bir mutfak çalışması ürünü. Her şeyi ile iyi planlanmış, dengeli ve değişik tatlar. Seneler boyunca uyguladığım dünya mutfağı füzyonu mantığını içeriyor.
Deniz ürünlerini severim. Ülkemizde bolca ve taze bulunur. Ancak deniz ürünlerini Japon mutfağında olduğu gibi en sade halleri ile sunmak istedim. Suchi yani çiğ balık hiç tercih etmeyeceğim bir şey. Çok moda olsa da hem yemekten zevk almıyorum hem de sağlıklı bulmuyorum. Burada bunun tartışmasına girmek istemem, isteyen internet den zararları konusunu araştırabilir. Ancak sunum açısından Suchi son derece estetik bir tabak. Ben de Türk damak tadına (daha duğrusu kendi damak tadıma) uygun bir suchi tabağı hazırlamak istedim. Ancak madem deniz ürünü üzerine bir menü hazırlıyoruz, o zaman bir de uygun bir giriş tabağı hazırlayalım. Bunu uzakdoğu esintili bir salata eşliğinde ve de üzerine son derece bizim kültürümüzden esintiler taşıyan ama sunumu bir o kadar batılı bir desert ile taçlandıralım.
Menü:
- Bakla ve fasulye fava üzerinde ev yapımı hamsi ançuez, özel gremolata soslu, ekmek dilimi.
- Nori yerine marula sarılmış somon fume ve hindi füme avokado sos ile suchi pilavlı rolls.
- Boza parfe.


Öncelikle her zaman buzdolabımda hazır bulundurduğum bazı soslar ve bu menüde kullandığım beyaz ançuez in yapımından bahsedeyim. Burada yapımını anlatacağım aslinda Boquerones, yani Ispanyol mutfağında kullanılan beyaz etli ançuez. Hamsi balıklarını tamamen kılçıklarından temizlenmiş ve yıkanmış olarak bir kaba iri taneli mutfak tuzu ile kat kat yerleştiriyoruz. Her kat hamsinin arasında bir kat tuz olacak. Kabımızı buzdolabında 12 saat bekletiyoruz. Sonra hamsilerimizi bu kez başka bir kaba diziyor ve aralarına elma sirkesi gezdiriyoruz. Bu aşamada üzüm sirkesi kullanırsanız ançuez kahverengi renk alacaktır, bunu istemiyoruz. Kaptan kaba aktarma sırasında tuzun bir bölümünden kurtuluyoruz. Kabımızı tekrar buzdolabında 12 saat bekletiyoruz. Daha sonra tekrar yeni bir kaba aktarma yapacağız. Bu kez tuzlu sirkeli marinatdan aldığımız hamsilerimizi yeni kaba dizerken aralarına zeytinyağı gezdiriyoruz. Bu aşamalar sırasında hamsilerimizi yıkamıyor, ancak bir evvelki marinatın büyük bölümünden kurtulmuş oluyoruz. Bu son kabımız artık beyaz hamsilerimizi buzdolabında muhafaza edeceğimiz kap olacak. Ertesi günden itibaren tüketilmeye hazır olacaktır. Bu anlattığım yöntem yumuşak beyaz ançuezin en hızlı hazırlanış biçimi. Eger tuzda ve sirkede bekletme işlemlerini uzatırsak, bu kez sert hamsi tuzlama elde edeceğiz. Burada anlattığım yöntem ile hazırladığım Boquerones her zaman yumuşak ve çok leziz oluyor. Şimdi bir de buzdolabında hazır bulundurduğum bir tür Gremolata sostan bahsedeyim. Normalde bu yeşil sos temelde maydanoz, sarimsak ve zeytinyağı ile hazırlanır ve az çekilerek hafif taneli bırakılır (pesto değildir). Bu sos her türlü yemek ve salata için kullanılır ancak ben deniz ürünleri ile bu sosun bir varyantını hazırlayıp kavanozda bulunduruyorum. Buna bir tür yeşil Salsa Verde de diyebilirsiniz. Fransız ve İtalyan mutfaklarının meşhur soslarından, ancak benim versiyonum bizim damak zevkimize göre. Bu sosu hazırlarken bolca maydanoz yanında dereotu, roka ve tere ilave ediyorum. Bizde balık yanında roka vazgeçilmezdir ve iyi gider. Bolca maydanoz, bir miktar da dereotu, roka ve tereyi 2 diş sarımsak, bir miktar hardal, bir limonun suyu ve sosu gevşetecek kadar zeytinyağı ile blender den çekin. Uzun çekmeyin, darbeli olarak sosun içinde yeşiller minik taneli olarak ancak püre yapmadan hazırlayın. Bir kavanozda buzdolabında uzun süre saklanabilir.
Bu menüde kullandığım bir başka sos yada salata diyelim, avokado püresi. Çok sevdiğim lezzetli ve bir o kadar sağlıklı bir gıda. Olgun bir avokadoyu soyup çatal ile ezelim, bir diş dövülmüş sarımsak, tuz, bir limonun suyu ve biraz zeytinyağı ile koyu bir püre elde edelim. İnce kıyılmış bol dereotu ekleyip karıştıralım. Guacomole olmasa da bu avokado püremiz hazır. Böyle tercih ediyorum.
Şimdi bir de size sıkça yaptığım çok leziz ve sağlıklı bir salata tarifi vereceğim. Bu salata uzakdoğu esintili, tatlı ekşi bir hızlı turşu ve sebze salata tabağı denebilir. Bir miktar havuç, kereviz ve turpu julyen doğruyoruz. Burada farklı turp türleri deneyebilirsiniz ancak sebzelerin miktarları yakın olmalı ve havuç bir miktar daha çok olmalı. Bir kapta biraz sirke, limon suyu, tuz ve şekeri karıştırıp eritiyoruz. Miktarı sebzelerimizi ıslatacak kadar olmalı. Bu karışımı julyen doğranmış sebzelerimize ekleyip iyice harmanlıyoruz. Kabımızı streç film ile kapatarak buzdolabında birkaç saat bekletiyoruz. Bu işlem sebzelerimizin yumuşayarak turşulaşmasına yol açar. Daha sonra bir adet elma, tercihen Amasya elması yine julyen doğrayarak salatamıza ekliyor ve harmanlıyoruz. Bu benim deneyerek bulduğum bir eklenti, turşulanmış sebzelerin ekşisini dengeliyor ve çok leziz oluyor. Sızma zeytinyağı ile karıştırıp servis ediyoruz. Bir tür uzakdoğu esintili füzyon salata.
Gelelim karışık fava tarifimize. Bir çok deniz ürünü tarifinde balık fava ile servis edilir. Örnek: bakla fava eşliğinde levrek fileto. Ben kendi menüm için değişik bir fava tercih ettim. Bakla ve fasulye birlikte. Bu fava için eşit miktarda kuru bakla ve fasulye geceden ıslatılır. Bir adet soğan zeytinyağında sote edilir. Bakla, fasulye ve sotelenmiş soğan bir miktar tuz eklenmiş suda haşlanır. Burada amaç çok katı olmayan bir püre elde etmek. Püremiz daha sonra bir miktar dereotu ve limon suyu ile blender den çekilir. Püremiz bilinen kesilebilir bakla favasından çok bir koyu pesto kıvamında olmalı.
Şimdi menümüzün giriş tabağını hazırlayabiliriz. Sandwiç ekmeklerini ikiye kesiyoruz. Üzerlerine karışık favamızdan kalın bir tabaka sürüyoruz. Bunun üzerine hazırlamış olduğumuz beyaz ançuezlerimizi döşüyoruz. Onun da üzerine hazırlamış olduğumuz özel deniz ürünü Gremolata sosumuzu bolca koyuyoruz. Giriş tabağımız hazır.
Artık Suchi tarzında sunulan ana yemek tabağımızı hazırlayalım. Öncelikle suchi pilavımızı pişirelim. Bu noktada en iyi tercih suchi pirinci olsa da bizim pirinçlerimiz ( baldo yada osmancık) de kullanılabilir. Yeterince nişastalı bir pirinç iş görür. Pirincimizi iyice yıkadıktan sonra sadece tuzlu suda haşlıyoruz. Pişme işlemi tamamlanıp pilav haline gelince bir miktar pirinç sirkesi (yoksa elma sirkesi de olur) gezdirip karıştırıyoruz. Biraz yapışkan ve dağılmayan bir pilav elde etmeliyiz. Şimdi iri yapraklı bir marul yada pazı yapraklarını kaynar suya batırıp yumuşatıyoruz, pişirmeden. Sert yerlerini kesip atıyoruz ve birkaç parça büyük yaprak hazırlıyoruz. Bu aşamada üzerine streç film gerilmiş bir suchi matı çok işe yarar. Matımızın üzerine yapraklarımızı yayıyoruz. Geniş parçalar halinde aldığımız hindi füme dilimlerini ve üzerine somon füme dilimlerimizi birer kat olarak yerleştiriyoruz. Füme dilimlerinin arasına yapıştırıcı katman olarak avokado püresi sürüyoruz. Bunların üzerine kalın bir tabaka suchi pilavı döşüyoruz. Bu aşamada alttaki mat yardımı ile rulo yapacağız. Ancak suchi roll larımızın ortasında ayrıca evvelce hazırladığımız beyaz ançuezlerimiz de olmalı. Tam ortasına gelecek biçimde bir sıra halinde diziyoruz. Mat ve üzerine serdiğimiz streç film vasıtası ile sıkı bir rulo yapıyoruz. Bu işlem biraz el alışması ve ustalık gerektirse de biraz alıştırma ile çok sıkı ve düzgün bir rulo yapmayı başarabiliriz. Açılmayan sıkı bir rulo elde ettiğimizde onu streç film ve matdan alarak iki parmak eninde roll lar halinde kesiyor ve yan döndürerek sunum tabağımıza yerleştiriyoruz. Bu tabak her nekadar suchi rolls gibi görünse de benim damak zevkime daha çok hitap ediyor. Yarı pişmiş deniz ürünleri ile çok leziz ve sağlıklı.


Appetizer MainDish

Bir menü en sonunda bir desert olmadan eksiktir. Bu menümde yine bir füzyon desert oluşturdum. Boza parfe. Kültürümüzde yer alan boza her ne kadar bir kış içeceği olsa da füzyon mutfağı yaklaşımı ile kaşıkla yenecek bir desert olabiliyor. Bu noktada bozanın nasıl tüketildiği önemli. Genelde boza bir bardağa konur, üzerine tarçın serpilir ve sarı leblebi ile tüketilir. Aynı mantık ile kaşıkla yenebilen bir parfe yapıyoruz. Bu tarifte bir ölçek boza ve yarım ölçek yoğurt kullanıyoruz. Parfe haline getirmek için bir levha jöleyi suda ıslatıyoruz. Hafifçe ısıttığımız boza ile karıştırıp eritiyoruz. Bir kapta yoğurt ve ağız tadınıza göre bir miktar pudra şekerini iyice karıştırıp tutarlı bir krema elde ediyoruz. Her iki kaptaki yoğun sıvıyı birleştirip biraz tarçın ve blender de çektiğimiz bir miktar sarı leblebi ile karıştırıyoruz. Leblebi tamamen toz haline gelmemeli. İçinde ağıza gelen minik taneler olmalı. Karışımı tutarlı hale getirip ufak servis kaplarına alıyoruz. Bu kapları buzdolabında birkaç saat bekletince parfemiz de servise hazır. Arzuya göre parfeyi ufak kaplar içinde veya kabından ters olarak çıkarıp tabakta servis edin. Afiyet olsun...

 

Amatör Aşçıdan Gurme Menü

Burada sizlere bir başka deneysel mönü çalışmamı sunuyorum, deneyin pişman olmayacaksınız... Costardi Brothers isimli ünlü Italyan şef kardeşlerin cesaretli bir Cream Risotto tarifini ünlü restoranlarında mönülerine kattıklarını görünce ben de bu klasik Italyan tarifine kendi yorumumu katmakta bir sakınca görmedim. 3 Michelin yıldızlı ünlü şef Heston Blumenthal da kendi mükemmel risotto servisinde sadece kremamsı pirinç görünümü elde etmek için tüm katkıları kullandığı yağ ve sosa entegre ederek sunuyor. Bu çalışmamda yerli damak zevkimize uygun iki çeşit risotto yapıp bir et tabağında eşlikçi olarak kullandım. Önce deneysel pirinç risotto:

Ben önceden kalan yasemin pilav kullandım ancak siz baştan az bir pilav yapabilirsiniz. Bir cam kapta mantar bulyon, sebze bulyon ve soğan bulyon, domates ve biber salçası sıcak su ile çözülür. Pilavın üzerine katılarak tekrar pişirilir. Ben mikro dalga fırında pişirdim. Daha sonra bir miktar tereyağ ve parmesan peynir ile bağlanır ve krem risotto kıvamına gelene kadar çatal ile ezilir. Burada hatırlatmam gereken bir nokta, eğer bulyon kullanır iseniz tuz ve baharat eklemeyin, bulyonlarda yeterince vardır. Tamamen püre yapmaya gerek yok. Kıvam tercihe göre ayarlanır. Eğer bulyon kullanmak istemez iseniz bol soğan ve mantar bir miktar sebze ile iyice ölene kadar sotelenir ve blender veya çatal ile püre yapılarak kullanılır. Bu tarifte ben risottoma ayrıca bir de közlenmiş patlıcan ekledim. Közlenmiş patlıcanı yağda soteleyip risottoma kattım. Muhteşem oldu...

Bulgur risotto:

Ben burada marketlerde hazır satılan tavuk döner ve garnitür kullandım ancak siz isterseniz bunları sıfırdan yağda iyice soteleyebilirsiniz. Tavuk, sebzeler ve bir miktar sıcak su ile oldukça sulu bir bulgur pilavı yapıyoruz. Gereğinden fazla pişiriyor ve sonra bir miktar tereyağ ve parmesan peyniri ile bağlayıp bulgur risotto yapıyoruz. Her türlü risotto yapımında pilavdan farklı olarak su her seferinde bir kepçe eklenerek çektirilir ve bu işlem gerektiği kadar devam eder. Yani pilavdan farklı olarak risotto yaparken ocağın başından ayrılmıyoruz.

Benim menümde bu iki çeşit risotto köfte yanında sunuluyor ancak her türlü et yanında eşlikçi olabilir. Kuzu bonfile yanında nefis olur. Tabağı tamamlamak için risottoların üzerine ince kıyılmış basilica ve nane ile servis ediyoruz.

Cream Risotto
Bulgur kısır balık tartar
Bu tarifte size yaptığım sıra dışı bir kısır önerisi vereceğim. Biraz kalıpların dışında ve yaratıcı bir tarif, deneyin sizler ve dostlarınız etkilenecektir. Klasik bir kısır gibi bir ölçek bulgur (inceliği size kalmış) bir ölçek sıcak su ile kapağı kapalı bir kapta yarım saat bekletilir. Bu arada bol miktarda herb (ben maydanoz, dereotu, biberiye, frenk soğanı, basilica, yaz kekiği, nane ve mercanköşk kullandım), bir minik soğan ve bir miktar yarı çiğ balık (ben kendi yaptığım Boucheronları kullandım ancak siz ançuez, lakerda veya konserve ton balığı kullanabilirsiniz) bir miktar zeytinyağı ile rondodan çekilir. Bu püre yumuşayan bulgura katılır ve baharatlandırılır. Karışıma bir miktar parmesan peyniri rendelenir (elinizde olan herhangi başka bir peynir de olur) ve tutarlı bir karışım olması için bir miktar Chia eklenir. Tüm malzelme iyice karıştırılıp kapaklı bir kapta bir miktar dinlendirilir. Bu arada Chia malzemeleri bağlar ve tutarlı bir kısır oluşur. Afiyet olsun...
BulgurTartar
Kavun Peltesi
Sizin için ferahlatıcı ve değişik bir yaz tatlısı... Kavun Peltesi... Yapımı son derece kolay ancak bir o kadar lezzetli ve hafif. Bir adet ufak kokulu kavunu soyup parçalıyoruz. Bir tencerede 1-2 kaşık şeker, bir çubuk tarçın, birkaç kakule tanesi, bir paket vanilya ve bir dal mentollü nane ile kendi suyunda pişiriyoruz. Karışım kıvam alıp suyu azaldığında az bir miktar soğuk suda erittiğimiz 1-2 kaşık nişasta ilave edip koyulaşıncaya kadar karıştırmaya devam ediyoruz. Peltemiz hazır olduğunda (yeterli kıvama gelince) içindeki tarçın, kakule ve pişmiş naneyi çıkartıp ateşten alıyoruz. Bu aşamada 5-10 yaprak taze mentollü naneyi ince ince kıyıp karışıma ekliyor ve ufak kaplara alıyoruz. Birkaç saat soğuduktan sonra servis edilebilir. Güzel ve hafif bir yaz tatlısı, dondurma ile yakışır. Afiyet olsun...
Pelte

 

 

püf noktası ...

 

- biber ve kabak dolmasında pirinç yerine bulgur kullanın. daha lezzetli ve saglıklı olur...

- tavuk ve et ızgara ederken her iki tarafına adaçayı yapragı yerleştirin, hoş bir lezzet ekler...

- sirkenin içine bir dal taze tarhun atıp bir hafta bekletin ve öyle kullanın. salatada nefis bir aroma olur. taze tarhun sadece baharda bulunur...

- makarnada sadece has sızma zeytinyagı kullanın. bu akdeniz usulu makarna daha lezzetli ve saglıklı olur...

makarna pişirirken bir yandan yan ocakta sosu hazırlayın. makarna tam pişmeden sosun üzerine alın, makarnayı pişirdiğiniz sudan bir kepçe ekleyip pişirmeyi sos ile harmanlayarak bitirin. böylece makarna sosu içine çeker ve daha lezzetli olur...

 


ana sayfaya geri dön....          türk şarapları...